Çözümler

Windows 10 Ses Ikonunun Kaybolması :

Taskbarda yer alan Ses ikonu kaybolduğunda Windows Ikonuna tıklayıp System bölümüne tıkladıktan sonra çıkan ekranda Notifications & Actions sekmesine tıklayınca aşağıdaki şekilde bir ekran göreceğiz.

Notifications & actions setting in windows 10

Turn system icons on or off kısmına tıklayınca aşağıdaki ekranı göreceksiniz. Burada voluma sekmesini on yaptığınızda görünmesi gerekecektir.

Benim bilgisayarda volume sekmesi de tıklanamaz gelmekteydi. Bu sebeple buradan değişiklik yapamadım. İkinci olarak taskbar’a tıkladığınızda açılan menüde task manager’a tıklayın. explorer.exe tasklarını end task diyip processleri sonlandırın.

Sonrasında yeni bir explorer.exe taskı oluşturunca icon taskbar’da görünecektir.

open a new task in windows 10

open explorer.exe in windows 10

Advertisements

Düzeltilecek Notlar..

C# Metodları

show() : Görünmesini istediğinizde görüntülemek için kullanılan metodtur.

hide() : Bir etkenin gizli kalıp görünmememsi için kullanılan metodtur.

If you get blank page error at wordpress. Should check the index.php at filezilla server.

To fix: Change  the

— require( dirname( __FILE__ ) . ‘/wp-blog-header.php’ ); –line

require( dirname( __FILE__ ) . ‘./wp-blog-header.php’ );

C# Convert İşlemleri:

Codde Converter : http://converter.telerik.com/Default.aspx

string date = "01/08/2008";
DateTime dt = Convert.ToDateTime(date);            
Console.WriteLine("Year: {0}, Month: {1}, Day: {2}", dt.Year, dt.Month, dt.Day);
DateTime dt2 = DateTime.Parse(date, culture, System.Globalization.DateTimeStyles.AssumeLocal);
Console.WriteLine("Year: {0}, Month: {1}, Day {2}", dt2.Year, dt2.Month, dt2.Day);

Obama Vs Romney

Hazır  yarın (6 Kasım) da seçimler varken bu seçimin sonucunun dünya için önemli olduğunu düşündüğüm seçimler için kısa bi yazı yazmak istedim.Tabi ki burada adayların politik görüşlerini ve siyaset hayatlarını yazabilecek bi bilgiye sahip değilim.Siyasetle ilgili bi konuda yazmayı da pek istemem zaten.Burada obama ve romney arasında kendimce bir analiz yapmaya çalışacağım.

1-)Obama oturulup işinden eğlencesine oturup herşeyi konuşabileceğin bir kanka havasındayken romney her an bu ne laubalilik biz ne zaman bu kadar samimi olduk aga diyecek gibi duruyor.

2-)Romneyde ağır abi gibi bi hava varken obama iste okeye dorduncu işte macta kalecin olurum diyecek gibi bir hal var.

3-)Obama guluşuyle insanları etkiler;romney duruşum yeter aga havasındadır.

4-) Romney&ryan zengin mahallenin havalı gençleri modundayken ;obama fakir mahallenin okumuş gurur duyulan çocuğu imajını vermektedir.

Keyif almak için yazdığım bir yazıydı o yüzden maddeler az daha da çoğaltılabilir daha sonra 😀

Hak eden kazansın gibi bi klişeyle de bitereyim o zaman yazıyı 😀

Kitap Dolusu Rafların Yerini Cep Büyüklüğündeki Kindle’lar mı Alıyor ?

Özellikle Kindle fire ile e book reader piyasasına yeniden gündeme getirmeyi başaran Amazan e-kitap piyasasında öncü bir şirket.2007 yılında sadece amerikada satışını yaptığı ilk kindle özellikleriyle 21.yy teknolojisine ayak uyduramayacak özellik ve fiyatta olsa da yeni bir pazarın habercisiydi.

2 yıl sonrasında Kindle 2 denilen birincisine kıyasla çok daha iyi özelliklerde 2. nesil kindle piyasaya sürdü.
Ayrıca bu sefer sadece amerikada değil dünyanın biçok ülkesinde satış yapmıştı.Daha sonra Wi-Fi ve 3G özelliklerini de ekleyerek fiyatta da ciddi bir düşüş yaparak 3.nesil kindleları piyasaya sürdü.Ancak tam olarak taşları yerine koyan 4.Nesil Kindlelar olmuştu.E-Ink ile daha küçük ve ince boyutlarda olan Kindle 4 ailesi klavye yerine artık dokunmatik ekrana geçmişti.6-inch büyüklüğünde olan cihazın sonraki urunlerinde Wi-Fi ilaveten 3G teknolojisiyle beraber kullanılabiliyordu.Üstelik fiyatlarda önceki nesillere göre çok daha uygundu.Amazonunda kitap fiyatlarını normal kitaplardan daha uygun olarak satması da kindle popularitesini daha da arttırdı.Kindle fire dan önceki son dönemeç ise kindle paperwhite serisi oldu.Geçenlerde Serdar Kuzuluoğlu abimizin de aldığını gördüğüm nesil yüksek çözünürlüğü ve batarya ömrüyle de beğeni toplamıştı.
    Ve şu an popüler olan Kindle Fire serisi.Bu seriyle renkli dokunmatik android tabanlı bir tablete geçilmiş oldu.6.000 e kadar kitabı barındırabilen 7 inç büyüklüğündeki bu küçük tablet 8 GB lık bir hafızaya sahipti.
Son olarakta yaklaşık bi ay önce 6 Eylül de Kindle Fire HD tanıtıldı ve Amerika’da satışa sunuldu.Önümüzdeki haftalarda da Avrupa’nın bir kaç ülkesinde satışa sunulması bekleniyor.
Sonuç olarak Kindle piyasası kitapta kağıt olayını bitirir mi bilinmez ama şu haliyle bile ciddi bir rakip olduğunu kanıtlamış durumda.Faydalı olacağını düşündüğüm iki linki de paylaşmak istiyorum.
Her nasıl olursa olsun okumak güzeldir haci 🙂 (Yazı ne de ciddi yazılmıştı oysa ki ! )

http://www.amazon.com/Kindle-Family/lm/RU8YRIPOV7JBU
http://mserdark.com/donanim/e-kitap-okuyuculara-giris-ve-tercih-rehberi

Fotoğraf makinesi Alırken nelere dikkat ettim !

Fotoğraf makinesi piyasası her ne kadar iki büyük markanın liderliğinde olsa da bu alanda bir çok marka ve bu markaların da kendi içlerinde bir çok model bulundurması seçim yaparken işleri zorlaştırıyor.Çünkü bir markanın bir modelinin zoomunun hoşunuza giderken başka bir modelin sensörleri hoşunuza gidebiliyor.Bu yüzden seçim yaparken isteklerimizi optimum seviyede karşılayan bir makineyi seçmemiz bazen uzun bi araştırma gerektiriyor.

Öncelikle seçim yaparken neden bir kameraya ihtiyaç duyulduğu ve bu ihtiyaçlara cevap verebilecek kameranın hangi özelliklere sahip olması konusunda karar verilmelidir.Bu özellikleri belirlerken yanlış bilinen bir konu megapixelinin en önemli özellik olduğu.Halbu ki yüksek kalitede çekim yapan 6 megapixellik bir makine düşük kalitede çekim yapan bir 10 megapixellik kameradan daha iyidir.Ayrıca seçeceğiniz kameranın kompakt mı dslr mi olacağı da önemli.Profesyonel fotoğrafçılık yapmak isteyenler için dslr kameralar kaçınılmazken daha çok manzara,anı gibi profesyonellik gerektirmeyecek çekimler için kompakt kameralar tercih edilebilir. Dslr bir makine tercih edilirken megapixelden daha önemli olan makinenin sensörü ve lens duyarlılığıdır.Çoğunlukla pek bilinmedik makinelerin tercih ettiği sensörler cmos sensörlerdir.Buna karşılık en yaygın olan ve karanlık ortamlarda daha iyi sonuçlar veren ccd sensorler profesyoneller için daha uygun olacaktır.Son zamanlarda bir de yeni nesil cmos sensorler çıkmaktadır.İstediğiniz özellikleri belirledikten sonra istediğiniz markayı belirlemenzi gerekiyor ki bu kulvarda nikon ve canon açık ara önde giden markalar.Ama fiyat konusu önemli bir etken ise diğer markalarda istediğiniz özelliklerdeki makineleri daha uygun fiyata bulabilirsiniz.

Son olarak biraz fotoğrafa merakınız var seçiminizi lens kalitesi yüksek,sensör seçimi doğru yapılmış bir makineden yana yapmanızı tavsiye ederim.Çünkü fotoğraf çektikçe sıkılacağınız bişey değil.Aksine sürekli makineyi geliştirip daha çok ve güzel fotoğraf çekmek isteyeceksiniz.Son olarak seçim yaparken sırasıyla beğendiğim makineleri yazdığım ve arasında eleme yaparak doğru bir seçim yapmaya çalıştığım karalama kağıdının resmini paylaşmak istiyorum.Ben biraz abartmış olabilirim ama fotoğraf makinesi seçimi araştırmayı hakediyor  🙂

Her Ayrılık Yeni Bir Başlangıç

Bayramın ikinci günü kendimi Mc Donaldsın öğün kalori kağıdına bu yazıyı  yazarken buldum.Bu devirde kağıt kaybolur blog olduğu yerde durur düşüncesiyle az biraz da üzerinde oynayarak yazmak istedim.Belki bayramı ailemden ayrı geçirmenin,daha da tuhafı bayramın kutlanmadığı bir yerde geçirmemin etkisiyle hayatımdaki dönem noktaları olan ayrılıkları hatırlayıp yazmıştım.
İlk ayrılık 7.sınıfta bizi komşu köydeki ortaokula götürmesi gereken servis verilmediği için ilçedeki yatılı ilköğretime kaydımı yaptırmamla başlamıştı.Ya hergün okula gidip gelmek için 8 km yol yürüyecektim ya da şehirde güzel daha kaliteli yatılı bir okulda okuyacaktım.Karda kışta o yolu yürümek zor olacağı içinde yatılı okula gitmeye karar vermiştim.İşte o gün bavulumla babamın gidişini izlerken anlamıştım her ne kadar zorda olsa bazen ayrılmak gerekiyordu sevdiklerinden.Ama bu ayrılık uzun sürmedi ve yurtta bi gece kaldıktan diğer gün bavulumu bile almadan kimsede görmesin diye en ücra köşeden avludan atlıyarak kaçmıştım.(En iyi arkadaşımın bunda etkisi çoktu.Belki o gün kaçmasaydım hayatım  daha  farklı olabilirdi!).Ben daha da o yurda gitmem dediğim için de bavulumu 3 gün sonra babam gidip alacaktı!O halimi ve o bi günde yaşadıklarımı hatırladığımda beni her defasında  saçmasapan bi gülme tutar.
Liseye başladığımda ailemin bu sefer yine kaçar mı endişesi ve yine aynı arkadaşımın ya gidelim zor bu gurbet,köy işleri,tarla işleri bi şekilde hallederiz köyde demesine rağmen ben kalmıştım ve o yine ilk haftada köye gitmişti.
Liseden sonra sınava girilmiş ve çocukluğumdan beridir hep sevdiğim filmlerde gördüğümde şurada gezicem dediğim şehri kazanmıştım.Bu sadece geciken bi sevgiliye kavuşmak gibiydi benim için ama yine de bi ayrılık vardı üstelik bu sefer yüzlerce kilometre.Her canım istediğinde köye gidemeyecektim.Güzel bi tesadüfle istanbula ilk gelişim çok güzel de olacaktı.Lakin bi aileden aynı anda 4 kişinin evden ayrılışı ve arabaya binerken gördüğüm annemin gözyaşları zorlaştırmıştı kolay olacak bi yolculuğu.Ama alışmak zor olmayacaktı ve olmamıştı da.
Ve şimdi binlerce kilometre ötede bi başına kutlan(amay)an bir bayram.Bazen yeniden başlayabilmek için bazı şeylerden vazgeçip yarılmak gerekiyor işte.